17.08.2013
Cumartesi günü Engin'le başıstralyayı ve genoa sarma sistemini söktük. Sarma sisteminin başıstralyaya geçen ray kısmı birbirine vidalanmış birkaç metrelik parçalardan oluşuyor. Bunları ayırdık ve resimde görüldüğü gibi parçaları mazotla temizledik. Böylece sarma sisteminin senelerdir yapılmayan bakımını yapmış olduk. Sarma sisteminin en alt kısmındaki tambur epey pislenmiş olduğundan onu mazotla temizlemek yeterli olmadı. Balata spreyi alıp temizlemeyi deneyeceğiz. Böylece dokunulduğu anda hiç takılmadan dönmesini sağlamak istiyoruz.
Sarma sisteminin en altta kırılan kısmının ayar parçası olduğunu ve aslında rayın içine geçen bu parçada yeterince pay bulunduğunu anladık. Böylece yeni parça almadan tamiratı tamamlayabileceğimiz ortaya çıktı. Buna çok sevindim.
Başıstralya kopmadan önce genoa mandarının takılmasından şüphelenip direk tepesini kontrol etseydim bütün bunları seyirde tehlike yaşamadan önce yapacaktık. Her sene arma kontrolü yapmanın önemini bu şekilde anlamış oldum.
Paslanmaz çelik tel haftaya hazır olduktan sonra sarma sistemiyle birlikte başıstralyayı tekneye takmayı ve arma ayarını yapmayı planlıyoruz.
18 Ağustos 2013 Pazar
11 Ağustos 2013 Pazar
BAŞISTRALYA KOPTU!
08.08.2013
Bayramın ilk günü annem, babam, kardeşim ve eşi ile birlikte Kalpazankaya'da harika bir yemek yedikten sonra Kalamış'a dönerken, ve kendi kendime 'her zamanki gibi...' derken, bir anda durum değişiverdi. 20-25 knot eseren Poyraz'da anayelkeni camadanlı basıp genoayı küçülterek açtığımız sırada 'çat' diye korkutucu bir ses geldi.
Bayramın ilk günü annem, babam, kardeşim ve eşi ile birlikte Kalpazankaya'da harika bir yemek yedikten sonra Kalamış'a dönerken, ve kendi kendime 'her zamanki gibi...' derken, bir anda durum değişiverdi. 20-25 knot eseren Poyraz'da anayelkeni camadanlı basıp genoayı küçülterek açtığımız sırada 'çat' diye korkutucu bir ses geldi.
6 Ağustos 2013 Salı
KALPAZANKAYA'DA HAFTASONU
20-21.07.2013
Cumartesi günü Poyraz havada annem ve babamla birlikte Kalamış'tan yelken basıp Burgazada'da Kalpazankaya'ya geldik. Melike ve Orçun ise bisikletlerini alıp motorla adaya geldiler. Kalpazankaya Restaurant'ta buluştuk. Harika bir sinarit yedikten sonra tekneye geçtik. Denize girip yüzdükten sonra akşamüstü kuvvetlenen Poyraz'da Kalamış'a geri döndük.
30 Temmuz 2013 Salı
AKŞAMÜSTÜ KALAMIŞ'TAN SARAYBURNU'NA YELKEN
17.07.2013
Feyza, Mia, Noam ve ben akşamüstü Sarayburnu'na seyir yapmak için Kalamış marinada buluştuk. Temmuz ayında neredeyse her akşam olduğu gibi Poyraz 20-25 knot esiyordu. Hava hafif bulutluydu. Boğaz'ı geçerken hem gemi trafiği, hem rüzgar ve dalgalar hem de muhteşem tarihi yarımada manzaraları herkesi epey heyecanlandırdı.
17 Temmuz 2013 Çarşamba
YALOVA'DAN KALAMIŞ MARİNA'YA GEÇİŞ
13.07.2013
Yalova Setur Marina'dan çok memnun olmamıza rağmen yazın tekneye daha kolay ulaşabilmek için Kalamış'a getiriyoruz. Teknenin alt bakımını geçen hafta Yalova'daki çekekte yaptırdıktan sonra suya indirdik. Ardından 4-5 kuvvet Poyraz havada yaklaşık beş saat süren keyifli bir seyirden sonra Kalamış'a bağlandık.
Yalova'daki yakıt iskelesinde S/Y Resif ve S/Y Symphony
Yalova Setur Marina'dan çok memnun olmamıza rağmen yazın tekneye daha kolay ulaşabilmek için Kalamış'a getiriyoruz. Teknenin alt bakımını geçen hafta Yalova'daki çekekte yaptırdıktan sonra suya indirdik. Ardından 4-5 kuvvet Poyraz havada yaklaşık beş saat süren keyifli bir seyirden sonra Kalamış'a bağlandık.
Yalova'daki yakıt iskelesinde S/Y Resif ve S/Y Symphony
27 Haziran 2013 Perşembe
SİSTE SEYİR
04.05.2013
Stephen King'in yıllar önce okuduğum 'Sis' adlı bir gerilim romanı vardı. Uzun süre etkisinden kurtulamamıştım. Mayıs başında yoğun sisli bir günde Dolunay'la birlikte Yalova'dan Kalamış'a yaptığımız seyrin Stephen King'in bu romanından aşağı kalır yanı yoktu...
Stephen King'in yıllar önce okuduğum 'Sis' adlı bir gerilim romanı vardı. Uzun süre etkisinden kurtulamamıştım. Mayıs başında yoğun sisli bir günde Dolunay'la birlikte Yalova'dan Kalamış'a yaptığımız seyrin Stephen King'in bu romanından aşağı kalır yanı yoktu...
25 Haziran 2013 Salı
KALPAZANKAYA'DA GÜNBATIMI VE MEHTAP
23-24.06.2013
Cumartesi öğleden sonra Yalova'dan yola çıkıp 20-24 knot esen Poyraz'da üç saatlik harika bir yelken seyrinden sonra Burgazada Kalpazankaya'ya vardım. Yeni otopilotum sayesinde seyir çok rahat ve keyifli geçti. Geceyi Kalpazankaya'da tonozda geçirdim. Muhteşem mehtabı seyrettim. Gece yarısı tam yanımda müzik açıp parti yapan motoryat dışında rahatsızlık veren bir durum olmadı.
Pazar sabahı vapurla adaya gelen Dolunay'ı limandan aldım. Kalpazankaya'ya geri dönüp denize atladık. Sahilde balık yedikten sonra saat üçbuçukta tonozdan ayrılıp yelken bastık. Poyraz 10-15 knot esiyordu. Akşam yedide Yalova Marina'ya bağlandık. Tekneyi toparlayıp yıkadıktan sonra feribotla İstanbul'a döndük.
Cumartesi öğleden sonra Yalova'dan yola çıkıp 20-24 knot esen Poyraz'da üç saatlik harika bir yelken seyrinden sonra Burgazada Kalpazankaya'ya vardım. Yeni otopilotum sayesinde seyir çok rahat ve keyifli geçti. Geceyi Kalpazankaya'da tonozda geçirdim. Muhteşem mehtabı seyrettim. Gece yarısı tam yanımda müzik açıp parti yapan motoryat dışında rahatsızlık veren bir durum olmadı.
Pazar sabahı vapurla adaya gelen Dolunay'ı limandan aldım. Kalpazankaya'ya geri dönüp denize atladık. Sahilde balık yedikten sonra saat üçbuçukta tonozdan ayrılıp yelken bastık. Poyraz 10-15 knot esiyordu. Akşam yedide Yalova Marina'ya bağlandık. Tekneyi toparlayıp yıkadıktan sonra feribotla İstanbul'a döndük.
7 Mayıs 2013 Salı
BMW BOSPHORUS CUP
05.05.2013
29 Ocak 2013 Salı
PİRİ REİS HARİTALARI SERGİSİ, TOPKAPI SARAYI
26.01.2013
Haftasonu Dolunay ve ben Topkapı Sarayı'nda kısa bir süre için sergilenen Piri Reis Haritaları sergisini kaçırmamak için sabah erkenden Sultanahmet'e gittik. Silahtar hazinesi kısmındaki sergiyi bulmadan önce birkaç başka bölüm gezdik. Sonunda ışıktan zarar görmemesi için oldukça karanlık bir odada sergilenen iki parşömen haritayı bulduk. Piri Reis tarafından çizilmiş olduğu söylenen bu iki orijinal haritanın yanında Kitab-ı Bahriye'nin sayfalarında görülen üç çizim (Alanya kalesi, Venedik ve Korfu adası) daha vardı. Ayrıca duvarda haritalardan birinin replikası, üzerindeki notların Türkçe tercümesi ile birlikte çizilmişti. Ancak bu çizimlerin neredeyse tavana yaklaşan üst yarısını okumak pek zordu.
Bizim haritaların önünde epey vakit geçirdiğimizi ve üzerindeki resimlerle yazıları çözmeye çalıştığımızı gören bir görevli masasının içinden biri Türkçe biri İngilizce olmak üzere iki broşür çıkarıp sanki hazinenin kendisini veriyormuşçasına ciddi bir ifadeyle elimize teslim etti. Serginin daha iki hafta devam edeceğini ancak neredeyse hiç broşür kalmadığını ekledi. Poster talebimiz ise malesef reddedildi. Ancak Dolunay vazgeçmeden müzedeki bütün dükkanlara sorup sonunda bir çekmeceden aynı önem ifadesiyle çıkarılan posteri itinayla teslim aldı.
Haftasonu Dolunay ve ben Topkapı Sarayı'nda kısa bir süre için sergilenen Piri Reis Haritaları sergisini kaçırmamak için sabah erkenden Sultanahmet'e gittik. Silahtar hazinesi kısmındaki sergiyi bulmadan önce birkaç başka bölüm gezdik. Sonunda ışıktan zarar görmemesi için oldukça karanlık bir odada sergilenen iki parşömen haritayı bulduk. Piri Reis tarafından çizilmiş olduğu söylenen bu iki orijinal haritanın yanında Kitab-ı Bahriye'nin sayfalarında görülen üç çizim (Alanya kalesi, Venedik ve Korfu adası) daha vardı. Ayrıca duvarda haritalardan birinin replikası, üzerindeki notların Türkçe tercümesi ile birlikte çizilmişti. Ancak bu çizimlerin neredeyse tavana yaklaşan üst yarısını okumak pek zordu.
10 Ocak 2013 Perşembe
VİLLA NEVA, KARTALKAYA YOLU, BOLU
04-06.01.2013
Geçen haftasonu Bolu'da Kartalkaya yolunun üzerindeki Villa Neva'da kaldık. Cuma öğleden sonra İstanbul'dan yola çıkıp iki saatte otele vardık. Nevin Hanım'ın dayanılmaz börekler ve pastalar eşliğinde sunduğu 'beş çayı'na yetiştik. Etrafta hiç kar yoktu. Akşam yemeğinde ertesi günkü planları konuşurken kar yağıp yağmayacağı konusunda epey tartışma oldu. Hava durumuna göre kayak veya ormanda yürüyüş arasında karar verecektik.
19 Kasım 2012 Pazartesi
KERAMET GEÇİŞİ - YALOVA'DAN İZNİK GÖLÜNE YÜRÜYÜŞ
17.11.2012
Sonbaharın doğadaki renklerini izlemek için Cumartesi sabahı Yalova'nın Aktoprak köyünden yürüyüşe başladık. Beş saat boyunca yeşilin, sarının, kahverenginin ve kızılın her tonunu görerek patikalardan tepelere tırmandık, indik, dereler geçtik ve en sonunda kendimizi ılıcada termal suya attık.
1 Kasım 2012 Perşembe
YALOVA'DA SEYİR
26-27.10.2012
Tekneyi Yalova Setur Marina'ya götürdüğümden beri ilk kez geçen haftasonu seyre çıktım. Hava durgun olduğu için motorla sahil boyunca gittik ve döndük. İlk gün annem ve babamla bir saatlik bir tur attık. Ardından marinada keyifli bir yemek yedik ve teknede biraz tamiratla uğraştık. Ertesi gün ise Dolunay'la yaklaşık üç saat motor seyri yaptık. Deveboynu burnuna kadar gidip döndük.
22 Ekim 2012 Pazartesi
OTOPİLOT MONTAJI
20.10.2012
Geçen ay Westmarine'den Simrad marka TP22 model bir Tillerpilot - yeke için otopilot - aldım. Simrad'ın mümessili olan Promar firmasından bir yetkili ile montajını yapmak üzere Cumartesi sabahı tekneye gittik. Saatlerce süren (!) çalışmanın sonucunda ürünün elektriğe bağlandığında sigorta attırdığı ve bu yüzden açılamadığı ortaya çıktı.
Sabah ilk iş olarak yekenin üzerine açtığımız deliğin boşuna olduğunu, otopilotun havuzlukta yatay olarak yerleştirildiğinde dümen seviyesinin altında kaldığını ve bu yüzden ek parça imal ettirmek gerektiğini sonradan anladık. Açtığımız deliğin içine otopilotun metal pimini çakarken yekenin tahta kısmının metal kısma olan bağlantısının gevşediğini ve boşluk yaptığını farkettik. Ayrıca sanırım dümenin aşağı inmesini engelleyen cıvatayı kısaltmamız da gereksizdi. Ama ben hasarın bu kadarla sınırlı olmasına seviniyorum. Eminim benzer tecrübeleri olan tekne sahipleri hissettiklerimi anlayacaktır...
Neredeyse bütün gün süren faydasız uğraşın sonunda otopilotu Promar'a teslim ettim. Onlardan gelecek haberleri bekliyorum.
Devam edecek... (umarım)
Geçen ay Westmarine'den Simrad marka TP22 model bir Tillerpilot - yeke için otopilot - aldım. Simrad'ın mümessili olan Promar firmasından bir yetkili ile montajını yapmak üzere Cumartesi sabahı tekneye gittik. Saatlerce süren (!) çalışmanın sonucunda ürünün elektriğe bağlandığında sigorta attırdığı ve bu yüzden açılamadığı ortaya çıktı.
Sabah ilk iş olarak yekenin üzerine açtığımız deliğin boşuna olduğunu, otopilotun havuzlukta yatay olarak yerleştirildiğinde dümen seviyesinin altında kaldığını ve bu yüzden ek parça imal ettirmek gerektiğini sonradan anladık. Açtığımız deliğin içine otopilotun metal pimini çakarken yekenin tahta kısmının metal kısma olan bağlantısının gevşediğini ve boşluk yaptığını farkettik. Ayrıca sanırım dümenin aşağı inmesini engelleyen cıvatayı kısaltmamız da gereksizdi. Ama ben hasarın bu kadarla sınırlı olmasına seviniyorum. Eminim benzer tecrübeleri olan tekne sahipleri hissettiklerimi anlayacaktır...
Neredeyse bütün gün süren faydasız uğraşın sonunda otopilotu Promar'a teslim ettim. Onlardan gelecek haberleri bekliyorum.
Devam edecek... (umarım)
18 Eylül 2012 Salı
SETUR YALOVA MARİNA’YA GEÇİŞ
15.09.2012
Ağustos ve Eylül’ün yarısını Kalamış Marina’da geçirdikten sonra Resif ve Symphony’yi Yalova’ya götürmek üzere Cumartesi sabahı onbirde palamarları çözdük. Hava durgun ve güneşliydi. Hafif Lodos esiyordu. Adaların kuzeyinden motor – yelken seyrederken Amiraller kupasına katılan yarış tekneleri yanımızdan geçti.
Yarışan teknelerden Korza
Sedef Adası’nı
geçtikten sonra rotayı güneydoğuya çevirdik. Rüzgar Lodos’tan 10 knot’a çıkınca
yelken basıp motoru durdurduk. Ben teknede yalnız olduğum için anayelkeni basmam
biraz vakit aldı ve Resif’in gerisinde kaldım. Rüzgar bir süre devam etti ancak
Tuzla açıklarında hafifledi. Tekrar motor – yelken seyre döndüm.
17 Eylül 2012 Pazartesi
SAYONARA KALAMIŞ MARİNA
14.09.2012
Cuma akşamı Kalamış marinaya veda ettikten sonra Cumartesi günü Symphony'yi Yalova marinaya götürdük.
5 Eylül 2012 Çarşamba
SİVRİADA
01.09.2012
Cumartesi sabahı Dolunay ve ben Kalamış Marina'dan çıkıp yelken bastık. Hava kuzeyli 3 Beaufort esiyordu. Yaklaşık 6nm mesafedeki Sivriada'ya gitmeye karar verdik. Bir saatlik geniş apaz seyirden sonra Sivriada önlerine geldiğimizde rüzgar güneye döndü ve hızı azaldı. Yelkenleri indirip adanın kuzeyindeki limana girdik ve demir attık. Adanın üzerinde bir yırtıcı kuşun dönerek uçtuğunu farkedip fotoğraf makinasına sarıldık.
29 Ağustos 2012 Çarşamba
SAYONARA PENDİK MARİNA
11.08.2012
Neredeyse açıldığından beri Pendik Marintürk Marina'da bağlı bulunan Symphony'yi Kalamış Marina'ya aldık. Resimler için Dolunay'a teşekkürler...
20 Ağustos 2012 Pazartesi
SİMİ'DEN BOZUKKALE'YE VE ARDINDAN MARMARİS'E DÖNÜŞ
MARMARİS,
DATÇA VE YUNAN ADALARI (RODOS, SİMİ, KNİDOS, NİSİROS, BOZUKKALE)
16-22.06.2012 - ALTINCI VE YEDİNCİ GÜNLERSİMİ – BOZUKKALE ETABI (Yaklaşık 12nm, rüzgar GGB 10-15knot, dalga 0,5m)
20.06.2012
16 Ağustos 2012 Perşembe
NİSİROS'TAN SİMİ'YE
MARMARİS,
DATÇA VE YUNAN ADALARI (RODOS, SİMİ, KNİDOS, NİSİROS, BOZUKKALE)
16-22.06.2012 - BEŞİNCİ GÜN
NİSİROS – SİMİ ETABI (Yaklaşık 34nm, rüzgar BGB 15knot, dalga
1m)
20.06.2012
Nisiros’taki Pali limanından sabah onda çıktık. Rüzgar BKB
10knot esiyordu. Rotayı Doğu’daki Simi’ye çevirdik. Seyahatimizin rüzgara ve
dalgaya karşı olan zor kısmı sona ermiş ve ‘rahatına seyir’ denilen rüzgar ve
dalga ile aynı yönde olan dönüş kısmı başlamıştı. Bu yüzden gelirken iki aşamada
aldığımız Simi – Nisiros arasındaki mesafeyi dönüşte tek etapta tamamlamayı
planlamıştık.
9 Ağustos 2012 Perşembe
KNİDOS'TAN NİSİROS'A
MARMARİS,
DATÇA VE YUNAN ADALARI (RODOS, SİMİ, KNİDOS, NİSİROS, BOZUKKALE)
16-22.06.2012 - DÖRDÜNCÜ GÜN
16-22.06.2012 - DÖRDÜNCÜ GÜN
KNİDOS - NİSİROS ETABI (Yaklaşık 10nm, rüzgar BKB 15-18knot,
dalga 1-1,5m)
Pali limanı, Nisiros
19.06.2012
Knidos’un turkuaz rengi denizi çok hoşumuza gittiği için
sabahı burada yüzerek geçirip öğleden sonra rüzgar kuvvetlenince yola çıkmaya
karar vermiştik. Nisiros’a mesafe uzun değildi. Knidos’un keyfini
çıkarabilirdik. 7 Ağustos 2012 Salı
SİMİ'DEN KNİDOS'A
MARMARİS,
DATÇA VE YUNAN ADALARI (RODOS, SİMİ, KNİDOS, NİSİROS, BOZUKKALE)
16-22.06.2012 - ÜÇÜNCÜ GÜN
16-22.06.2012 - ÜÇÜNCÜ GÜN
SİMİ – KNİDOS ETABI
(Yaklaşık 22nm, rüzgar sabah B 6-8knot, öğleden sonra BKB 15-18knot, dalga 1m)
18.06.2012
Simi’den sabah onbirde yola çıktık. Hedefimiz yaklaşık 32nm
uzaklıktaki Nisiros adasıydı. Simi ve Nimos adaları arasındaki dar ve sığ
boğazdan geçip rotayı Batıya çevirdik. Rüzgar olmadığından ilk bir saat motorla
yol aldık. Rüzgar Batıdan 6-7 knot esmeye başlayınca yelkenleri basıp motoru durdurduk.
3-4 knot hızla Datça yarımadasının güneyindeki İnce buruna doğru yol almaya
başladık. Rüzgar Batıdan geldiği için yelkenle gidebildiğimiz en uygun açı
Kuzeybatıydı. Hem yavaş ilerlediğimiz hem de rotaya uygun gidemediğimiz için
Nisiros’a varmamız zor görünüyordu. Alternatif demir yerlerini düşünmeye
başlamıştım. 24 Temmuz 2012 Salı
RODOS'TAN SİMİ'YE
MARMARİS,
DATÇA VE YUNAN ADALARI (RODOS, SİMİ, KNİDOS, NİSİROS, BOZUKKALE)
16-22.06.2012 - İKİNCİ GÜN
RODOS – SİMİ ETABI
(Yaklaşık 21nm, rüzgar GGB 10-15knot, dalga 0,5m)
17.06.2012
Rodos’ta uyandığımız sabah borç krizindeki ülkede kritik
sonuçlar doğurabilecek bir genel seçim yapılıyordu. Ancak adada seçime dair
hiçbir emare yoktu. Oysa bir evvelki gece Rodos’lular Euro 2012’de
Yunanistan’ın futbol maçı kazanmasını çılgınca kutlamıştı.
Dolunay ve Duygu önceki akşam Rodos’un tarihi kalesinin
içindeki çarşıda bulunan mücevher dükkanı Lalaounis’e bakmaya gitmişler ama
kapanmış olduğunu görüp hayalkırıklığına uğramışlardı. Halbuki iki sene evvel
rıhtıma yanaşır yanaşmaz Lalaounis’ten takı almaya gitmiştik. Kız ekibi işte…
19 Temmuz 2012 Perşembe
MARMARİS'TEN RODOS'A
MARMARİS, DATÇA VE YUNAN ADALARI SEYRİ (RODOS, SİMİ, KNİDOS, NİSİROS, BOZUKKALE) - İLK GÜN
16-22.06.2012
15 Haziran Cuma akşamı Duygu, Dolunay ve ben uçakla İstanbul’dan Dalaman’a geldik. Gece yarısı Albatros Marina yakınındaki Otel Çarıkçı’ya vardık. Gülören Londra’dan Dalaman’a doğrudan uçup erken saatte otele girebilmişti. Planımız sabah erkenden tekneyi teslim alıp işleri tamamlamak ve yola çıkmaktı. İki senedir kiraladığımız yelkenli olan Hadar’ı İhsan Bey’den üçüncü kez alıp bir hafta boyunca Yunan adalarında gezecektik.
MARMARİS – RODOS ETABI (Yaklaşık 25nm, rüzgar GGB 15-20knot, dalga 1,5-2m)
16.06.2012
16-22.06.2012
15 Haziran Cuma akşamı Duygu, Dolunay ve ben uçakla İstanbul’dan Dalaman’a geldik. Gece yarısı Albatros Marina yakınındaki Otel Çarıkçı’ya vardık. Gülören Londra’dan Dalaman’a doğrudan uçup erken saatte otele girebilmişti. Planımız sabah erkenden tekneyi teslim alıp işleri tamamlamak ve yola çıkmaktı. İki senedir kiraladığımız yelkenli olan Hadar’ı İhsan Bey’den üçüncü kez alıp bir hafta boyunca Yunan adalarında gezecektik.
MARMARİS – RODOS ETABI (Yaklaşık 25nm, rüzgar GGB 15-20knot, dalga 1,5-2m)
16.06.2012
Cumartesi sabahı sekiz buçukta Albatros Marina’da İhsan Bey’le
buluştuk. Yurtdışı çıkış işlemleri için pasaportlarımızı teslim ettikten sonra
kahvaltı ettik. Albatros Marina’da Cumartesi
günü tekne değişim günü olduğundan bizim gibi birçok ekip teknelere yerleşiyor ve
masalara yayılmış haritalar üzerinden rota belirlemeye çalışıyordu. Migros
Sanalmarket’ten sipariş verdiğimiz malzemeleri Hadar’a yerleştirdik. Bu arada
İhsan Bey bize tekneyi teslim etti ve geçen sene yaptığı birkaç değişikliği
gösterdi. Özellikle GPS ekranını dümenin önündeki panoya alması çok faydalı
olmuştu. Ayrıca yeni yelkenler geçen senekilere göre çok daha iyiydi.
10 Temmuz 2012 Salı
ANNEM VE BABAMLA KALPAZANKAYA
07.07.2012
Cumartesi günü hiç rüzgar olmadığı için yelken yapamadık. Motorla Burgazada'daki Kalpazankaya'ya gidip geldik. Izgara levrek harikaydı...
Cumartesi günü hiç rüzgar olmadığı için yelken yapamadık. Motorla Burgazada'daki Kalpazankaya'ya gidip geldik. Izgara levrek harikaydı...
3 Temmuz 2012 Salı
BÜYÜKADA DİLBURNU'NDA HAFTASONU
Haftasonu yelken için şartlar harikaydı. Cumartesi akşamı saat yedide Dolunay'la tekneyi hazırlayıp marinadan çıktık. Rüzgar Poyraz'dan dört Beaufort esiyordu. Ana yelkeni bastık ve geniş apaz seyirle Pendik'ten Büyükada'nın batısındaki Dilburnu'na yaklaşık bir buçuk saatte geldik. Güneş batmadan demir attık. Resimde görüldüğü gibi basit ama keyifli akşam yemeğinden sonra yıldızları seyretmeye başladık.
Demir yerini seçerken Dilburnu'nun sakin ve huzurlu olacağını düşünmüştük. Ancak Poyraz'da korunaklı ve nispeten dalgasız olan Dilburnu'nun güneyindeki koyda malesef gecenin ilerleyen saatlerine kadar canlı müzik yapılan bir mekan var. Sanki biz teknemizle mekanın içine demirlemişiz gibi... Gittikçe kötüleşen müzikte uyumak ne mümkün! Ayrıca sabaha karşı koya gelip gürültüyle ve tabii müzik eşliğinde demir atan motoryat bizi tekrar uyandırdı. Kısacası yazın İstanbul yakınlarında denizde sessiz ve sakin bir koy bulmanın epey zor olduğunu anladık.
Sabah erkenden sahilden motorlarla koydaki plaja insanlar gelmeye başladı. Trafik ve kalabalık arttıkça huzursuz olup bir an önce koydan ayrılmaya karar verdik. Saat onbirde demir alıp yelken bastık. Büyükada ile Heybeliada arasından orsa seyirde kuzeye yükselirken Dilburnu'na yolcu bırakmış olan 'Cemile Ketenci' isimli tur teknesi hızla bordamızdan üzerimize gelmeye başladı. Yelkenle önünden kaçmamıza imkan olmadığı için bize düdük çalan tekneye arkamızdan geçmesini işaret etmeye çalıştık. Üzerimize gelmekte olan tur teknesi güneye dümen kırmadan önce hoparlörle bize 'bu kadar korkuyorsanız denize çıkmayın' diye küstah bir anonsta bulundu. Kaptanın neden bizi korkutmaya çalıştığını anlamadık. (Şikayet yazıma karşılık Dentur bu teknenin kendilerine kayıtlı olmadığı cevabını verdi ama DTO üye listesinde verilen adres onlarınki. Bu konuda Dentur'dan cevap alamadım.)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

