'The final leg of the northwards trip ended in Istanbul on Sunday 13 June when we pulled into the worst marina I have ever been in – namely the outrageously expensive Atakoy marina (EUR105 a night) some 20 minutes from the centre of Istanbul. You certainly pay for the convenience – and they would say privilege of staying at one of the most poorly and ill disciplined marinas I have ever seen.
28 Temmuz 2011 Perşembe
27 Temmuz 2011 Çarşamba
SEDEF ADASI'NDA DEMİRDE TEMBELLİK
24.07.2011
Pazar günü hem hava sıcak hem de rüzgar hafif olduğundan yelken basmadan, sadece denize girmek ve tembellik yapmak için motorla Sedef Adası'na gittik. Bizim gibi düşünen çok tekne olduğu için yarım saat kadar demir atacak uygun bir yer aradık. Adanın güneybatısında karar kılıp demirimizi 20m'ye bıraktık.
Adalar cıvarında tekneden denize girmek bazen otoyolda yürüyüşe çıkmakla aynı hissi veriyor. Sürat motorları, jetskiler ve zodiak botlar, otoyolda zigzag çizerek giden otomobiller gibi teknelerin arasında hız yapıyorlar. Denizde yüzenleri görmedikleri için insan çok tedirgin oluyor. Geçen hafta bir tekne neredeyse yüzen iki arkadaşımızın üzerinden geçiyordu. Biz çığlık çığlığa bağırınca son anda yolunu değiştirdi. Sanırım artık daha sakin ve huzurlu demir yerleri aramanın zamanı geldi.
Pazar günü hem hava sıcak hem de rüzgar hafif olduğundan yelken basmadan, sadece denize girmek ve tembellik yapmak için motorla Sedef Adası'na gittik. Bizim gibi düşünen çok tekne olduğu için yarım saat kadar demir atacak uygun bir yer aradık. Adanın güneybatısında karar kılıp demirimizi 20m'ye bıraktık.
Adalar cıvarında tekneden denize girmek bazen otoyolda yürüyüşe çıkmakla aynı hissi veriyor. Sürat motorları, jetskiler ve zodiak botlar, otoyolda zigzag çizerek giden otomobiller gibi teknelerin arasında hız yapıyorlar. Denizde yüzenleri görmedikleri için insan çok tedirgin oluyor. Geçen hafta bir tekne neredeyse yüzen iki arkadaşımızın üzerinden geçiyordu. Biz çığlık çığlığa bağırınca son anda yolunu değiştirdi. Sanırım artık daha sakin ve huzurlu demir yerleri aramanın zamanı geldi.
20 Temmuz 2011 Çarşamba
SEDEF ADASI VE BURGAZADA KALPAZANKAYA
16-17.07.2011
Elio - Sedef Adası
Cumartesi günü durgun havada motorla Sedef Adası'na gidip Elio Sedef'in tonozuna bağlandık. Denize girip yüzerek adaya çıktık. Ağaçların arasında çıplak ayakla yürüyüp keşif yaptıktan sonra sahile geri döndük. Denize atlayıp tekneye çıktık. Gün battıktan sonra mehtabın aydınlattığı denizde bir saatlik seyirden sonra marinaya bağlandık.
Kalpazankaya - Burgazada
Pazar günü ise öğleden önce marinada buluşup tekneyi hazırladık. Lodos'tan 8-10 knot esen rüzgar bizi Burgazada'nın güneybatısındaki Kalpazankaya'ya kadar götürdü. Tonoza bağlanıp denize atladık.
Elio - Sedef AdasıCumartesi günü durgun havada motorla Sedef Adası'na gidip Elio Sedef'in tonozuna bağlandık. Denize girip yüzerek adaya çıktık. Ağaçların arasında çıplak ayakla yürüyüp keşif yaptıktan sonra sahile geri döndük. Denize atlayıp tekneye çıktık. Gün battıktan sonra mehtabın aydınlattığı denizde bir saatlik seyirden sonra marinaya bağlandık.
Pazar günü ise öğleden önce marinada buluşup tekneyi hazırladık. Lodos'tan 8-10 knot esen rüzgar bizi Burgazada'nın güneybatısındaki Kalpazankaya'ya kadar götürdü. Tonoza bağlanıp denize atladık.
11 Temmuz 2011 Pazartesi
HAFTASONU ADALAR'DA YELKEN
9-10.07.2011
Haftasonu neredeyse durmadan esen 'freşka' Poyraz'da iki gün boyunca Adalar'ın etrafında yelken yaptık. Pazar günü Pendik'ten çıkıp Kınalıada'nın kuzeyinden dönüp Adalar'ın güneyine indik. Kalpazankaya'da demir atıp denize girdikten sonra güneş batarken marinaya döndük.
(Resim: Dolunay Özbek)
5 Temmuz 2011 Salı
FETHİYE’DEN MARMARİS’E DÖNÜŞ
09-11.06.2011
Turunç Pınarı’nda iki gece kaldıktan sonra Marmaris’e doğru dönüşe geçtik. Planımız Göcek ve Ekincik’te birer gece kalıp 11 Haziran Cuma akşamı Marmaris Albatros Marina’ya varmaktı.
Turunç Pınarı’nda iki gece kaldıktan sonra Marmaris’e doğru dönüşe geçtik. Planımız Göcek ve Ekincik’te birer gece kalıp 11 Haziran Cuma akşamı Marmaris Albatros Marina’ya varmaktı.
29 Haziran 2011 Çarşamba
KARACAÖREN - AÇIK DENİZLE İÇ İÇE BİR KOY
TURUNÇ PINARI – KARACAÖREN - TURUNÇ PINARI ETABI
Mesafe 24dm, rüzgar sabah GGB 12-15knot öğleden sonra durgun, dalga yok, hava güneşli, yelken seyri07.06.2011
Turunç Pınarı’nda huzurlu ve mutlu bir akşam geçirdikten sonra sabah uyandığımızda geri dönüşe geçmeden önceki son gecemizde gene aynı yerde kalmaya karar verdik. Gün içinde yelkenle Fethiye Körfezi’nin güneydoğusundaki Karacaören’e gidecektik. İki yıl önce Ölüdeniz’e gidip denize girmiş ve Soğuk Su Koyu’nda gece kalıp Ali Bey’in lokantasında yemek yemiştik. O sefer önünden geçip göremediğimiz Karacaören’i bu seyahatimizde keşfetmek istiyorduk.
24 Haziran 2011 Cuma
TURUNÇ PINARI, FETHİYE – DENİZDEKİ VAHA
GÖCEK – FETHİYE ETABI
Mesafe 10dm, rüzgar GB 10-12knot, dalga yok, hava güneşli, yelken seyri
06.06.2011Marmaris’ten çıktıktan iki gün sonra vardığımız Fethiye Körfezi’nde birkaç gün fazla zorlanmadan keyif için seyir yapmayı planlamıştık. Göbün koyunda öğleden sonraya kadar denize girip kitap okuyarak vakit geçirdikten sonra saat ikide toparlanıp iskeleden ayrıldık. Koyda geceleyen teknelerin çoğu önceden çıkmış olduğu için Göbün’ün tenha halinin keyfini çıkarma fırsatımız oldu böylece.
21 Haziran 2011 Salı
20 Haziran 2011 Pazartesi
17 Haziran 2011 Cuma
MY MARINA CLUB, EKİNCİK - 'İLK GÖRÜŞTE AŞK'
MARMARİS - EKİNCİK ETABI
04.06.2011
Mesafe 20dm, rüzgar GB 13-15knot, dalga 1,5-2m, hava güneşli, yelken seyri
İlk gün Albatros Marina'da öğleden sonraya kadar teknemiz Hadar'ı tanımak ve yerleşmekle geçti. Tekneyi Offshore Sailing yetkililerinden teslim almadan önce kontrolleri yaptık ve ekipman listesinin üzerinden geçtik. Hadar’la bir sene önce seyir yapmış olmamıza rağmen pek çok özelliğini unutmuştuk. Yiyecek, içecek ve diğer malzemeleri yerleştirdik. Ekip kamaralara yerleşti.
13 Haziran 2011 Pazartesi
MARMARİS - FETHİYE ARASINDA YELKEN
Haziran ayının ilk haftasında Duygu, Gülören ve Dolunay ile Offshore Sailing'den kiraladığımız teknemiz Hadar'la Marmaris - Ekincik - Göcek - Fethiye ve aynı rotada dönüşten oluşan bir haftalık yelken seyri yaptık. Son derece keyifli geçen seyahatimizin etaplarını önümüzdeki günlerde detaylı olarak yazacağım.
Turunç Pınarı
1 Haziran 2011 Çarşamba
EXTREME SAILING SERIES ISTANBUL
28.05.2011
Cumartesi günü Haliç'teki Extreme Sailing Series'i seyretmeye gittim. Pek yarış meraklısı değilim ama en son teknoloji kullanılarak yapılmış bu yarış makinalarını kaçırmak istemedim. Aslında benim için Unkapanı köprüsünden yaya geçmek ve Balat sahilinde yürüyüp yelken yarışı seyretmek değişik bir tecrübe oldu. Haliç'e atılmış beş - altı şamandıra arasındaki yarış parkurunu çözemediğim için daha çok fotoğraf çekmekle ilgilendim. Doğrusu pek kalabalık olmayan seyircilerin çoğu da benimle aynı durumdaydılar.
23 Mayıs 2011 Pazartesi
İSTANBUL MERCAN’DAKİ CENNET: HARUN’S PARADISE
21.05.2011
Tuzla’da komşumuz olan Rıfat Edin’in evini yelken okulu ve otele dönüştürdüğünü duymuştum. Evini, bahçesini ve tekne merakını bildiğimden güzel bir yer yaptığını düşünmüştüm. Harun's Paradise'ı henüz karadan görme fırsatımız olmadı ama denizden bakınca manzara çok hoş.
22 Mayıs 2011 Pazar
MOTOR BAKIMI
19.05.2011
17 Mayıs 2011 Salı
ENGİN’İN DOĞUM GÜNÜ - KALPAZANKAYA
07.05.2011


Yalova’ya giderken ana yelken mandarımızın koptuğunu yazmıştım. Yeni mandarı takmak için direğin tepesine çıkıp içinden bir el incesi ile kılavuz çekmek ve alttaki delikten çıkarmak gerekiyordu. Bu işe sevgili arkadaşımız Engin gönüllü oldu. Haftaiçi bir akşam marinada buluştuk. Engin emniyet kemerine balançinayı bağlayıp biz onu yukarı çekmeden kendi başına direğin tepesine tırmandı. Ucuna birkaç somun taktığı el incesini direğin içinden aşağı sallandırdı. Arkadaşı Günce somunları direğin altındaki direkten yakalayınca benim günlerce gözümde büyüyen iş yarım saatten az bir zamanda hallolmuş oldu. Bu arada, Engin teknemin arma ayarını kontrol etti ve düzeltmeler yaptı. Teşekkür etmek için Engin’i doğum gününde Kalpazankaya’ya davet ettik.
14 Mayıs 2011 Cumartesi
W COLLECTION SAILING CUP BOSPHORUS - İSTANBUL BOĞAZI
14.05.2011
Vakko'nun sponsor olduğu W Collection Boğaz Yarışı güneşli ve sıcak bir bahar gününde Lodos'tan 15-17 knot rüzgarla yapıldı. Lodos sayesinde hem yatlar kuzeyden gelen kuvvetli akıntıyı rahat aştılar hem de balon yelkenleriyle yarışın başından itibaren İstanbul Boğazı'nda çok hoş bir manzara oluşturdular. Yarışın start anını ve devamını Arnavutköy Akıntı Burnu'ndan seyrettim. Yatlar Boğaz'ın ortasındaki kuvvetli akıntıdan kaçmak için burna iyice yanaştıklarından çok güzel fotoğraflar yakalayabildim. Arnavutköy Akıntı Burnu'ndan çektiğim yarış resimlerinden bazılarını altta görebilirsiniz.
Yarışın start anları:
Vakko'nun sponsor olduğu W Collection Boğaz Yarışı güneşli ve sıcak bir bahar gününde Lodos'tan 15-17 knot rüzgarla yapıldı. Lodos sayesinde hem yatlar kuzeyden gelen kuvvetli akıntıyı rahat aştılar hem de balon yelkenleriyle yarışın başından itibaren İstanbul Boğazı'nda çok hoş bir manzara oluşturdular. Yarışın start anını ve devamını Arnavutköy Akıntı Burnu'ndan seyrettim. Yatlar Boğaz'ın ortasındaki kuvvetli akıntıdan kaçmak için burna iyice yanaştıklarından çok güzel fotoğraflar yakalayabildim. Arnavutköy Akıntı Burnu'ndan çektiğim yarış resimlerinden bazılarını altta görebilirsiniz.
Yarışın start anları:
5 Mayıs 2011 Perşembe
KARACA ARBORETUM YALOVA
01.05.2011
Pazar günü tekneyi suya indirmeden önce Yalova’dan dolmuşa binip Termal yolu üzerindeki Karaca Botanik Bahçesi’ne gittik. Yalova’nın merkezi beton binalardan oluştuğu için pek cazip değil ama dışına çıkınca‘mavi – yeşil’ diye adlandırılan iki yanı asırlık çınarlarla kaplı yol çok güzel. Bindikten on beş dakika sonra minibüs şoförünün bizi indirdiği yerde Karaca Arboretum ve Fidanlık yolun iki yanında karşı karşıya duruyordu.
Pazar günü tekneyi suya indirmeden önce Yalova’dan dolmuşa binip Termal yolu üzerindeki Karaca Botanik Bahçesi’ne gittik. Yalova’nın merkezi beton binalardan oluştuğu için pek cazip değil ama dışına çıkınca‘mavi – yeşil’ diye adlandırılan iki yanı asırlık çınarlarla kaplı yol çok güzel. Bindikten on beş dakika sonra minibüs şoförünün bizi indirdiği yerde Karaca Arboretum ve Fidanlık yolun iki yanında karşı karşıya duruyordu.
4 Mayıs 2011 Çarşamba
SETUR MARİNA YALOVA’DA BAKIMDAN SONRA PENDİK’E DÖNÜŞ
01.05.2011
Yalova’da Resif ve Symphony’nin zehirli boyasını bu sene Pendik Marintürk’ten Espiga Yatçılık yaptı. İş Pazar’dan Pazar’a bir hafta sürdü. Aradaki Çarşamba günü Yalova’ya gidip işi denetledik ve eksiklerin tamamlanmasını istedik. Bunun üzerine Resif’in su altı kesimi kazınıp tekrar zehirli boya sürüldü. Symphony’nin ise salma – gövde bağlantı yerindeki elastik Sika malzeme kazınıp tekrar sürüldü ve Awlgrip zehirli boya ile boyandı. Bütün bunların sonucunda tekneler pırıl pırıl oldu. Espiga’nın tamamladığı işten memnun kaldık.
28 Nisan 2011 Perşembe
SETUR MARİNA YALOVA’DA SYMPHONY VE RESİF’İ KARAYA ÇEKTİK.
24.04.2011
Yalova’daki Setur Marina’yı İstanbul’daki marinalara göre atma-çekme ve karada park fiyatının çok uygun olmasından dolayı tercih ettik. Pendik ile Yalova arasındaki mesafe Kalamış’la neredeyse aynı. İki buçuk saatlik keyifli bir seyirle gittiğimiz Yalova Setur Marina’dan çok memnun kaldık. İstanbul’daki marinalara göre tenha ve rahat olan Yalova’da lift ve karada park konusunda iyi hizmet aldık.
17 Nisan 2011 Pazar
YILIN İLK KALPAZANKAYA SEYRİ
16.04.2011
Haftasonu yelken için koşullar harikaydı. Güneşli, açık havada Poyraz'dan 4-5 kuvvet rüzgarla Cumartesi sabahı yelkenleri bastık. Dolunay ile birlikte Burgazada yönünde yola koyulduk. Güneşe rağmen hava soğuktu. Ama tekne geniş apazda gayet hızlı gidiyordu. İki saatte Burgazada'yı dönüp Kalpazankaya'ya vardık. Karaya çıktığımızda saat üç olmuştu. Duygu'yla Kalpazankaya Restaurant'ta buluştuk. Meze ve kalkan balığı yedikten sonra sıra tatlıya geldi. Ancak lokantanın o gün çikolatalı sufle yapmadığını öğrenince çok hayalkırıklığına uğradık. Halbuki biz seyrin başından beri toplam kaç tane çikolatalı sufle yiyeceğimizi tartışıp durmuştuk.
9 Nisan 2011 Cumartesi
NİSAN AYI PLANLARI
Birkaç aydır Türkiye'de bloglara erişim kapatıldığı için S/Y Symphony ile ilgili yazı yayınlayamadım. Önümüzdeki ay teknemi Yalova'daki Setur Marina'da karaya çektirip zehirli boyasını yaptırmayı ve ardından sık sık denize açılmayı planlıyorum. Yeni yazılarda görüşmek üzere...
20 Şubat 2011 Pazar
PENDİK MARİNTÜRK'TEKİ GARİP UYGULAMA DÜZELTİLDİ.
20.02.2011
Geçen sene sonbaharda Marintürk'teki pontonların önündeki yol ikiye ayrılıp ortasından tel örgü geçirilmişti (Bkz. Pendik Marintürk Marina). Marina yönetiminin teknelerin güvenliğini sağlamak amacıyla yaptığı bu uygulama bize saçma ve garip gelmişti. Nihayet bu tel kaldırıldı ve ponton girişlerindeki kapılar yükseltilerek daha etkili ve medeni bir güvenlik önlemi alındı.
Geçen sene sonbaharda Marintürk'teki pontonların önündeki yol ikiye ayrılıp ortasından tel örgü geçirilmişti (Bkz. Pendik Marintürk Marina). Marina yönetiminin teknelerin güvenliğini sağlamak amacıyla yaptığı bu uygulama bize saçma ve garip gelmişti. Nihayet bu tel kaldırıldı ve ponton girişlerindeki kapılar yükseltilerek daha etkili ve medeni bir güvenlik önlemi alındı.
7 Şubat 2011 Pazartesi
GÜNEŞLİ AMA SOĞUK HAVADA SEYİR
05.02.2011
Pırıl pırıl güneşli havada heyecanla halatları çözüp marinadan çıktık. Tabii karadayken güneşin sayesinde ılık hissettiğimiz havanın denize çıkınca ısırmaya başlayacağını bildiğimizden Dolunay da ben de kat kat giyinmiştik. Bir saat kadar motorla alargada gezip güneş batarken marinaya döndük. Bütün kıyafetlerimize rağmen üşümüştük. Marinaya bağlanınca tekneyi fırçalayıp yıkadık. Karanlık basınca marinada güzel bir çorba içip ısındık.
24 Ocak 2011 Pazartesi
ALARGADA YAĞMUR ALTINDA KEYİF
22.01.2011
Durgun ve açık havada güneş battıktan sonra kısa süreliğine marinadan çıkıp yarım saat kadar açıldık. Motoru durdurduk. Yağmur serpiştirmeye başladı. Biraz sonra damlalar sıklaştı. Karanlıkta denizin ortasında yağmurun altında şehrin ışıklarını seyrettik. Yakınımızdan balık kovalayan birkaç balıkçı teknesi geçti. Balık bulucular yüzünden olsa gerek; balık sürüsünün peşindeki avcı balıklar gibi sürekli sancak-iskele rota değiştirerek gidiyorlardı. Bir süre sonra, fazla ıslanmadan, marinaya dönüp bağlandık.
Durgun ve açık havada güneş battıktan sonra kısa süreliğine marinadan çıkıp yarım saat kadar açıldık. Motoru durdurduk. Yağmur serpiştirmeye başladı. Biraz sonra damlalar sıklaştı. Karanlıkta denizin ortasında yağmurun altında şehrin ışıklarını seyrettik. Yakınımızdan balık kovalayan birkaç balıkçı teknesi geçti. Balık bulucular yüzünden olsa gerek; balık sürüsünün peşindeki avcı balıklar gibi sürekli sancak-iskele rota değiştirerek gidiyorlardı. Bir süre sonra, fazla ıslanmadan, marinaya dönüp bağlandık.
11 Ocak 2011 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




