Lodos havada Yalova Setur Marina'ya girerken palamar botu telaşla yanıma geldi. 'Hava çok sert, çok yavaş gelin!' diyerek yanımdan uzaklaştı. Halbuki hava 20-25 knot esiyordu, pek sert sayılmazdı. Kalamış'tan tekneyi tek başına Yalova'ya getirmiştim. Çok keyifli bir yelken seyri olmuştu. Resif epey arkamda kalmıştı. Yelkenleri indirip katlamakla uğraştığım halde ben marinaya ilk giren tekneydim aramızda.
Marinada yavaş yavaş ilerledikten sonra Lodos'a bakan bağlanma yerime yanaşmak üzere manevraya başladığımda bir karmaşa ortaya çıktı. Palamar botundan bir görevli tonoz halatını alıp tekneme atladı. Ben hiçbir zaman tonoz halatının teknenin manevrası tamamlanmadan önce bağlanmasına izin vermediğim halde görevlinin tekneye çıkmasına itiraz etmedim. Malesef görevlinin tekneye çıkar çıkmaz tonozu teknenin burnuna bağladığını farketmedim. Keşke görevlinin tekneye çıkmasına izin vermeseydim... Dört saatlik solo yelken seyrinin sonunda palamarla uğraşacak halim kalmamıştı.
6 Kasım 2013 Çarşamba
24 Eylül 2013 Salı
5 Eylül 2013 Perşembe
MERCAN FIRTINASI
30-31.Ağustos.2013
Her sene Ağustos ayının son günü Mercan fırtınasıyla yazın bitip sonbaharın başladığı mevsim dönüşü yaşanır. Bu sene 30 Ağustos Zafer Bayramı Cuma gününe denk geldiği için tatil haftasonuyla birleşti. Bu sayede fırtınanın iki gününde de denize çıkabildik. Sert havada yelken yapmayı sevdiğimiz için çok keyifli bir haftasonu oldu.
Her sene Ağustos ayının son günü Mercan fırtınasıyla yazın bitip sonbaharın başladığı mevsim dönüşü yaşanır. Bu sene 30 Ağustos Zafer Bayramı Cuma gününe denk geldiği için tatil haftasonuyla birleşti. Bu sayede fırtınanın iki gününde de denize çıkabildik. Sert havada yelken yapmayı sevdiğimiz için çok keyifli bir haftasonu oldu.
29 Ağustos 2013 Perşembe
YENİ BAŞISTRALYA İLE YELKEN
23-24.08.2013
Cuma akşamı Engin'le birlikte teknenin yeni başıstralyasını taktık. Bir ucu pres sıkma (swage) diğer ucu norsemen bağlantı olan 8mm'lik paslanmaz çelik tele genoa sarma sisteminin tamburunu, raylarını ve diğer parçalarını takıp pontonun üzerinde birleştirdik. Engin direğe tırmanıp başıstralyanın tepesini yukarı bağladı. Ardından çarmıhları ve kıçıstralyayı gevşetip başıstralyanın altını bağladık. Bu işlemden sonra teknenin arma ayarlarını eski haline getirdik.
Ertesi sabah Dolunay'la tekneyi denemek için yelkene çıktık. Rüzgar sabahtan itibaren 20-25 knot Poyraz esti. Yelkeni epey özlemiş olduğumuz için hiç durmadan Kalamış'tan Tuzla Mercan Yuvası'na gidip geri döndük. Yaklaşık beş buçuk - altı saat sürdü. Arada birkaç kere Poyraz bize yetişemediği için nefeslenip beklemek zorunda kaldık (!). Suyun üzerinde alçaktan uçan bir leylek sürüsüyle karşılaştık. Leylekler yelkenin üzerinden uçarken o kadar yakındılar ki çığlıklar attık.
Genoa sarma sistemi halen biraz takılıyor ama önceye nazaran çok daha hafif bir şekilde. Bu sorunu tamamen çözmem gerekiyor...

Ertesi sabah Dolunay'la tekneyi denemek için yelkene çıktık. Rüzgar sabahtan itibaren 20-25 knot Poyraz esti. Yelkeni epey özlemiş olduğumuz için hiç durmadan Kalamış'tan Tuzla Mercan Yuvası'na gidip geri döndük. Yaklaşık beş buçuk - altı saat sürdü. Arada birkaç kere Poyraz bize yetişemediği için nefeslenip beklemek zorunda kaldık (!). Suyun üzerinde alçaktan uçan bir leylek sürüsüyle karşılaştık. Leylekler yelkenin üzerinden uçarken o kadar yakındılar ki çığlıklar attık.
Genoa sarma sistemi halen biraz takılıyor ama önceye nazaran çok daha hafif bir şekilde. Bu sorunu tamamen çözmem gerekiyor...
18 Ağustos 2013 Pazar
BAŞISTRALYA VE GENOA SARMA SİSTEMİNİN TAMİRİ
17.08.2013
Cumartesi günü Engin'le başıstralyayı ve genoa sarma sistemini söktük. Sarma sisteminin başıstralyaya geçen ray kısmı birbirine vidalanmış birkaç metrelik parçalardan oluşuyor. Bunları ayırdık ve resimde görüldüğü gibi parçaları mazotla temizledik. Böylece sarma sisteminin senelerdir yapılmayan bakımını yapmış olduk. Sarma sisteminin en alt kısmındaki tambur epey pislenmiş olduğundan onu mazotla temizlemek yeterli olmadı. Balata spreyi alıp temizlemeyi deneyeceğiz. Böylece dokunulduğu anda hiç takılmadan dönmesini sağlamak istiyoruz.
Sarma sisteminin en altta kırılan kısmının ayar parçası olduğunu ve aslında rayın içine geçen bu parçada yeterince pay bulunduğunu anladık. Böylece yeni parça almadan tamiratı tamamlayabileceğimiz ortaya çıktı. Buna çok sevindim.
Başıstralya kopmadan önce genoa mandarının takılmasından şüphelenip direk tepesini kontrol etseydim bütün bunları seyirde tehlike yaşamadan önce yapacaktık. Her sene arma kontrolü yapmanın önemini bu şekilde anlamış oldum.
Paslanmaz çelik tel haftaya hazır olduktan sonra sarma sistemiyle birlikte başıstralyayı tekneye takmayı ve arma ayarını yapmayı planlıyoruz.
Cumartesi günü Engin'le başıstralyayı ve genoa sarma sistemini söktük. Sarma sisteminin başıstralyaya geçen ray kısmı birbirine vidalanmış birkaç metrelik parçalardan oluşuyor. Bunları ayırdık ve resimde görüldüğü gibi parçaları mazotla temizledik. Böylece sarma sisteminin senelerdir yapılmayan bakımını yapmış olduk. Sarma sisteminin en alt kısmındaki tambur epey pislenmiş olduğundan onu mazotla temizlemek yeterli olmadı. Balata spreyi alıp temizlemeyi deneyeceğiz. Böylece dokunulduğu anda hiç takılmadan dönmesini sağlamak istiyoruz.
Sarma sisteminin en altta kırılan kısmının ayar parçası olduğunu ve aslında rayın içine geçen bu parçada yeterince pay bulunduğunu anladık. Böylece yeni parça almadan tamiratı tamamlayabileceğimiz ortaya çıktı. Buna çok sevindim.
Başıstralya kopmadan önce genoa mandarının takılmasından şüphelenip direk tepesini kontrol etseydim bütün bunları seyirde tehlike yaşamadan önce yapacaktık. Her sene arma kontrolü yapmanın önemini bu şekilde anlamış oldum.
Paslanmaz çelik tel haftaya hazır olduktan sonra sarma sistemiyle birlikte başıstralyayı tekneye takmayı ve arma ayarını yapmayı planlıyoruz.
11 Ağustos 2013 Pazar
BAŞISTRALYA KOPTU!
08.08.2013
Bayramın ilk günü annem, babam, kardeşim ve eşi ile birlikte Kalpazankaya'da harika bir yemek yedikten sonra Kalamış'a dönerken, ve kendi kendime 'her zamanki gibi...' derken, bir anda durum değişiverdi. 20-25 knot eseren Poyraz'da anayelkeni camadanlı basıp genoayı küçülterek açtığımız sırada 'çat' diye korkutucu bir ses geldi.
Bayramın ilk günü annem, babam, kardeşim ve eşi ile birlikte Kalpazankaya'da harika bir yemek yedikten sonra Kalamış'a dönerken, ve kendi kendime 'her zamanki gibi...' derken, bir anda durum değişiverdi. 20-25 knot eseren Poyraz'da anayelkeni camadanlı basıp genoayı küçülterek açtığımız sırada 'çat' diye korkutucu bir ses geldi.
6 Ağustos 2013 Salı
KALPAZANKAYA'DA HAFTASONU
20-21.07.2013
Cumartesi günü Poyraz havada annem ve babamla birlikte Kalamış'tan yelken basıp Burgazada'da Kalpazankaya'ya geldik. Melike ve Orçun ise bisikletlerini alıp motorla adaya geldiler. Kalpazankaya Restaurant'ta buluştuk. Harika bir sinarit yedikten sonra tekneye geçtik. Denize girip yüzdükten sonra akşamüstü kuvvetlenen Poyraz'da Kalamış'a geri döndük.
30 Temmuz 2013 Salı
AKŞAMÜSTÜ KALAMIŞ'TAN SARAYBURNU'NA YELKEN
17.07.2013
Feyza, Mia, Noam ve ben akşamüstü Sarayburnu'na seyir yapmak için Kalamış marinada buluştuk. Temmuz ayında neredeyse her akşam olduğu gibi Poyraz 20-25 knot esiyordu. Hava hafif bulutluydu. Boğaz'ı geçerken hem gemi trafiği, hem rüzgar ve dalgalar hem de muhteşem tarihi yarımada manzaraları herkesi epey heyecanlandırdı.
17 Temmuz 2013 Çarşamba
YALOVA'DAN KALAMIŞ MARİNA'YA GEÇİŞ
13.07.2013
Yalova Setur Marina'dan çok memnun olmamıza rağmen yazın tekneye daha kolay ulaşabilmek için Kalamış'a getiriyoruz. Teknenin alt bakımını geçen hafta Yalova'daki çekekte yaptırdıktan sonra suya indirdik. Ardından 4-5 kuvvet Poyraz havada yaklaşık beş saat süren keyifli bir seyirden sonra Kalamış'a bağlandık.
Yalova'daki yakıt iskelesinde S/Y Resif ve S/Y Symphony
Yalova Setur Marina'dan çok memnun olmamıza rağmen yazın tekneye daha kolay ulaşabilmek için Kalamış'a getiriyoruz. Teknenin alt bakımını geçen hafta Yalova'daki çekekte yaptırdıktan sonra suya indirdik. Ardından 4-5 kuvvet Poyraz havada yaklaşık beş saat süren keyifli bir seyirden sonra Kalamış'a bağlandık.
Yalova'daki yakıt iskelesinde S/Y Resif ve S/Y Symphony
27 Haziran 2013 Perşembe
SİSTE SEYİR
04.05.2013
Stephen King'in yıllar önce okuduğum 'Sis' adlı bir gerilim romanı vardı. Uzun süre etkisinden kurtulamamıştım. Mayıs başında yoğun sisli bir günde Dolunay'la birlikte Yalova'dan Kalamış'a yaptığımız seyrin Stephen King'in bu romanından aşağı kalır yanı yoktu...
Stephen King'in yıllar önce okuduğum 'Sis' adlı bir gerilim romanı vardı. Uzun süre etkisinden kurtulamamıştım. Mayıs başında yoğun sisli bir günde Dolunay'la birlikte Yalova'dan Kalamış'a yaptığımız seyrin Stephen King'in bu romanından aşağı kalır yanı yoktu...
25 Haziran 2013 Salı
KALPAZANKAYA'DA GÜNBATIMI VE MEHTAP
23-24.06.2013
Cumartesi öğleden sonra Yalova'dan yola çıkıp 20-24 knot esen Poyraz'da üç saatlik harika bir yelken seyrinden sonra Burgazada Kalpazankaya'ya vardım. Yeni otopilotum sayesinde seyir çok rahat ve keyifli geçti. Geceyi Kalpazankaya'da tonozda geçirdim. Muhteşem mehtabı seyrettim. Gece yarısı tam yanımda müzik açıp parti yapan motoryat dışında rahatsızlık veren bir durum olmadı.
Pazar sabahı vapurla adaya gelen Dolunay'ı limandan aldım. Kalpazankaya'ya geri dönüp denize atladık. Sahilde balık yedikten sonra saat üçbuçukta tonozdan ayrılıp yelken bastık. Poyraz 10-15 knot esiyordu. Akşam yedide Yalova Marina'ya bağlandık. Tekneyi toparlayıp yıkadıktan sonra feribotla İstanbul'a döndük.
Cumartesi öğleden sonra Yalova'dan yola çıkıp 20-24 knot esen Poyraz'da üç saatlik harika bir yelken seyrinden sonra Burgazada Kalpazankaya'ya vardım. Yeni otopilotum sayesinde seyir çok rahat ve keyifli geçti. Geceyi Kalpazankaya'da tonozda geçirdim. Muhteşem mehtabı seyrettim. Gece yarısı tam yanımda müzik açıp parti yapan motoryat dışında rahatsızlık veren bir durum olmadı.
Pazar sabahı vapurla adaya gelen Dolunay'ı limandan aldım. Kalpazankaya'ya geri dönüp denize atladık. Sahilde balık yedikten sonra saat üçbuçukta tonozdan ayrılıp yelken bastık. Poyraz 10-15 knot esiyordu. Akşam yedide Yalova Marina'ya bağlandık. Tekneyi toparlayıp yıkadıktan sonra feribotla İstanbul'a döndük.
7 Mayıs 2013 Salı
BMW BOSPHORUS CUP
05.05.2013
29 Ocak 2013 Salı
PİRİ REİS HARİTALARI SERGİSİ, TOPKAPI SARAYI
26.01.2013
Haftasonu Dolunay ve ben Topkapı Sarayı'nda kısa bir süre için sergilenen Piri Reis Haritaları sergisini kaçırmamak için sabah erkenden Sultanahmet'e gittik. Silahtar hazinesi kısmındaki sergiyi bulmadan önce birkaç başka bölüm gezdik. Sonunda ışıktan zarar görmemesi için oldukça karanlık bir odada sergilenen iki parşömen haritayı bulduk. Piri Reis tarafından çizilmiş olduğu söylenen bu iki orijinal haritanın yanında Kitab-ı Bahriye'nin sayfalarında görülen üç çizim (Alanya kalesi, Venedik ve Korfu adası) daha vardı. Ayrıca duvarda haritalardan birinin replikası, üzerindeki notların Türkçe tercümesi ile birlikte çizilmişti. Ancak bu çizimlerin neredeyse tavana yaklaşan üst yarısını okumak pek zordu.
Bizim haritaların önünde epey vakit geçirdiğimizi ve üzerindeki resimlerle yazıları çözmeye çalıştığımızı gören bir görevli masasının içinden biri Türkçe biri İngilizce olmak üzere iki broşür çıkarıp sanki hazinenin kendisini veriyormuşçasına ciddi bir ifadeyle elimize teslim etti. Serginin daha iki hafta devam edeceğini ancak neredeyse hiç broşür kalmadığını ekledi. Poster talebimiz ise malesef reddedildi. Ancak Dolunay vazgeçmeden müzedeki bütün dükkanlara sorup sonunda bir çekmeceden aynı önem ifadesiyle çıkarılan posteri itinayla teslim aldı.
Haftasonu Dolunay ve ben Topkapı Sarayı'nda kısa bir süre için sergilenen Piri Reis Haritaları sergisini kaçırmamak için sabah erkenden Sultanahmet'e gittik. Silahtar hazinesi kısmındaki sergiyi bulmadan önce birkaç başka bölüm gezdik. Sonunda ışıktan zarar görmemesi için oldukça karanlık bir odada sergilenen iki parşömen haritayı bulduk. Piri Reis tarafından çizilmiş olduğu söylenen bu iki orijinal haritanın yanında Kitab-ı Bahriye'nin sayfalarında görülen üç çizim (Alanya kalesi, Venedik ve Korfu adası) daha vardı. Ayrıca duvarda haritalardan birinin replikası, üzerindeki notların Türkçe tercümesi ile birlikte çizilmişti. Ancak bu çizimlerin neredeyse tavana yaklaşan üst yarısını okumak pek zordu.
10 Ocak 2013 Perşembe
VİLLA NEVA, KARTALKAYA YOLU, BOLU
04-06.01.2013
Geçen haftasonu Bolu'da Kartalkaya yolunun üzerindeki Villa Neva'da kaldık. Cuma öğleden sonra İstanbul'dan yola çıkıp iki saatte otele vardık. Nevin Hanım'ın dayanılmaz börekler ve pastalar eşliğinde sunduğu 'beş çayı'na yetiştik. Etrafta hiç kar yoktu. Akşam yemeğinde ertesi günkü planları konuşurken kar yağıp yağmayacağı konusunda epey tartışma oldu. Hava durumuna göre kayak veya ormanda yürüyüş arasında karar verecektik.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)